Yunus Emre kimdi? Yedi şehrin sahiplendiği şair

Mezarı olduğunu söyleyen en az yedi yer var. Hayatı hakkında bildiklerimiz bir avuç. Ama yedi yüz yıl önce söylediği sözleri bugün hâlâ sözlük açmadan anlıyoruz. Yunus Emre'nin bilinen ve bilinmeyen hikâyesi.

Karaman'daki Yunus Emre anıtı: kollarını göğe doğru açmış, uzun giysili bir figür, arkasında kanat gibi açılan koyu taş kütle ve mavi gökyüzü
Görsel: Karaman'daki Yunus Emre anıtı. Fotoğraf: Dosseman · CC BY-SA 4.0

Bir şiir düşünün. Yedi yüz yıl önce yazılmış.

Gelin tanış olalım, İşi kolay kılalım. Sevelim, sevilelim, Dünya kimseye kalmaz.

Sözlüğe ihtiyacınız oldu mu? Muhtemelen hayır.

Bu, aslında çok tuhaf bir durum. Aynı dönemde yazılmış İngilizce bir metni bugün sıradan bir İngiliz okuru zorlukla anlar. Oysa Yunus Emre’nin sözleri, yedi yüzyıl sonra bile bir çocuğun okuyup anlayabileceği kadar açık.

Peki bu sözleri söyleyen adam kimdi?

Bilmediklerimiz

İşin ilginç yanı, Yunus Emre hakkında çok az şey biliyoruz.

Nerede doğduğunu kesin olarak bilmiyoruz. Ailesini bilmiyoruz. Yüzünü bilmiyoruz. Bugün gördüğümüz bütün Yunus Emre resimleri ve heykelleri, onun nasıl biri olabileceğine dair hayal gücünün ürünleri.

Elimizdeki en sağlam ipuçlarından biri, İstanbul’daki Beyazıt Devlet Kütüphanesi’nde korunan bir mecmuaya düşülmüş kısa bir nottur. Bu nota göre Yunus Emre 1240–41’de doğdu, seksen iki yıl yaşadı ve 1320’de öldü (yıllar hicri takvimle sayılmıştır).

Bir de kendi yazdığı, tarihi belli bir eser var: Risâletü’n-Nushiyye, yani “Öğütler Kitabı”. 1307–08 yılında tamamlanmıştır.

Ve hepsi bu. Gerisi, yüzyıllar boyunca halkın anlattığı hikâyeler.

Yedi şehir, bir şair

Yunus Emre’nin nerede yattığı da bilinmiyor. Ya da daha doğrusu, pek çok yer bildiğini söylüyor.

Eskişehir’in Mihalıççık ilçesindeki Sarıköy, Karaman, Bursa, Ünye, Sandıklı, Erzurum, Kula… On yerden fazlası, Yunus Emre’nin mezarının kendisinde olduğunu öne sürer. Hatta sınırların ötesinde, Azerbaycan’da da onun adına bir makam vardır.

Bu durum aslında bir şey söylüyor: Yunus Emre bir şehre ait olmaktan çıkmış. Onu okuyan herkes, onu biraz kendi memleketinden biri sayıyor.

Eğri odun yok

Yunus Emre hakkında anlatılan en ünlü hikâye, gençliğinde yanında yetiştiği Taptuk Emre ile ilgilidir.

Anlatıya göre Yunus, kırk yıl boyunca Taptuk Emre’nin dergâhına odun taşır. Ve getirdiği odunların hepsi dümdüzdür. Bir gün biri sorar: Bu kadar ormanın içinde hiç eğri odun bulamadın mı?

Yunus’un cevabı kısadır: Bu kapıya eğri odun yakışmaz.

Bu hikâye gerçekten yaşandı mı? Bilmiyoruz. Ama yüzyıllardır anlatılması bir şey anlatıyor: İnsanlar Yunus’u, dürüstlüğün ve sadeliğin simgesi olarak görmek istemiş.

Halkın dili

Yunus Emre’nin yaşadığı XIII. yüzyıl Anadolu’su karışık bir dönemdi. Moğol akınları, yıkılan devletler, yoksulluk, belirsizlik.

O dönemde saraylarda edebiyatın dili çoğunlukla Farsçaydı. Bilim ve din kitapları Arapça yazılırdı. Türkçe ise daha çok halkın, köylünün, çobanın konuştuğu dildi.

Yunus Emre şiirlerini bu dille, halkın konuştuğu Türkçeyle söyledi. Aruz gibi karmaşık ölçüler yerine çoğu zaman hece ölçüsünü, halk şiirinin ritmini kullandı: Ona ait sayılan 417 şiirin yalnızca 138’i aruzla yazılmıştır. Bu yüzden şiirleri bir saraya kapanmadı; dilden dile, köyden köye dolaştı. Ezberlendi, bestelendi, söylendi.

Ve bugün bizim hâlâ sözlüksüz anlayabilmemizin sırrı da biraz bu. Yunus, yazının değil, konuşmanın diliyle yazdı.

Sözün gücü

Yunus Emre’nin şiirlerinde en sık dönen konulardan biri sevgidir. İnsanı insana bağlayan, kini ve kavgayı eriten bir sevgi.

Bir diğeri de sözün kendisidir. Belki de söze bundan daha güzel bir saygı gösterilmemiştir:

Söz ola kese savaşı, Söz ola kestire başı, Söz ola ağulu aşı Bal ile yağ ede bir söz.

Bir söz savaşı bitirebilir. Bir söz bir başı kestirebilir. Bir söz, zehirli bir yemeği bal ile yağa çevirebilir.

Yedi yüz yıl önce söylenmiş bu dört dize, bugün sosyal medyada bir cümleyle insanların birbirini nasıl yaralayabildiğini düşündüğümüzde, şaşırtıcı derecede güncel.

Dünyaya yayılan bir ad

1991 yılında UNESCO, Yunus Emre’nin doğumunun 750. yılı dolayısıyla o yılı “Uluslararası Yunus Emre Yılı” ilan etti. 2021’de de, ölümünün 700. yılında, onu yeniden andı. Türkçeyi ve Türk kültürünü dünyaya tanıtmak için kurulan enstitü de bugün onun adını taşıyor: Yunus Emre Enstitüsü.

Mezarının yeri tartışmalı, yüzü bilinmiyor, hayatı bir avuç satırla anlatılabiliyor. Ama sözleri hâlâ yaşıyor.

Dünya kimseye kalmaz

Yazının başındaki dörtlüğe dönersek: Dünya kimseye kalmaz.

Belki de Yunus’un en büyük başarısı, hakkında hiçbir şeyin kalmadığı bir dünyada, kendinden geriye yalnızca söz bırakmasıydı. Ne bir saray, ne bir servet, ne de kesin bir mezar.

Yalnızca, yedi yüz yıl sonra hâlâ sözlük açmadan anlayabildiğimiz birkaç dize. Ve o dizelerin içindeki davet: Gelin, tanış olalım.

Kaynaklar ve notlar

  1. Mustafa Tatcı, "Yûnus Emre" (TDV İslâm Ansiklopedisi, c. 43, 2013)Beyazıt Devlet Kütüphanesi'ndeki kayıt (doğum 638/1240-41, seksen iki yıl, ölüm 720/1320); Risâletü'n-nushiyye (707/1307); Tapduk Emre ve düz odun menkıbesi; mezarı olduğu söylenen yerler; 417 şiirden 138'inin aruz, ötekilerin hece ölçüsüyle yazılması.
  2. Ali Cin, "Yunus Emre'nin Risâletü'n-Nushiyye'si ve Dîvân'ı Üzerine Yeni Bir İnceleme" (Mediterranean Journal of Humanities 3/2, 2013)Eserlerin metni, dili ve tarihlendirilmesi.
  3. Türkiye Bilimler Akademisi, Türk Kültür Hayatından Yansımalar: Hacı Bektâş-ı Velî, Yunus Emre, Mehmed Âkif Ersoy Üzerine Uluslararası Araştırmalar (TÜBA, 2024)UNESCO'nun 40. Genel Konferans kararıyla 2021'de Yunus Emre'nin ölümünün 700. yılını anması; kitaptaki Yunus Emre bölümleri.
  4. Yunus Emre (Wikipedia)UNESCO'nun 1991'i doğumunun 750. yılı olarak Uluslararası Yunus Emre Yılı ilan etmesi.
  5. Yunus Emre EnstitüsüTürkçeyi ve Türk kültürünü dünyaya tanıtmak için kurulan, adını şairden alan kurum.

Antik ve yabancı dildeki metinlerden yapılan alıntılar, Türkçeye özetlenerek ya da serbestçe çevrilerek aktarılmıştır. Kesinliği tartışmalı bilgiler yazı içinde ayrıca belirtilir. Yayın ilkelerimiz

WhatsApp'ta paylaşFacebook'ta paylaşX'te paylaş

Yeni yazılar e-postana gelsin

Dergideki yeni yazılar, yeni programlar ve konuşmacılar. Her yeni yazıda ya da haftada bir özet; istediğin zaman tek tıkla ayrılabilirsin.

Diğer yazılar

Sorunu yazWhatsApp'tan cevaplıyoruz