Diyojen gerçekten bir fıçıda mı yaşıyordu?

Gündüz elinde fenerle insan arayan, İskender'e 'gölge etme' diyen Sinoplu filozof. Fıçısı ünlüdür ama o fıçı aslında fıçı değildi. Diyojen'in hikâyesi Sinop'ta bir parayla başlar.

John William Waterhouse'un 1882 tarihli Diyojen tablosu: büyük toprak bir küpün içinde oturan yaşlı filozof ve basamaklardan ona bakan şemsiyeli genç kadınlar
Görsel: John William Waterhouse, Diyojen, 1882, Yeni Güney Galler Sanat Galerisi · Kamu malı

Atina’nın pazar yeri, öğle vakti. Güneş tepede. Kalabalığın içinde yaşlı, yalınayak, üstü başı perişan bir adam yürüyor. Elinde yanan bir fener var.

Biri gülerek soruyor: “Gün ortasında fenerle ne arıyorsun?”

Adam yüzüne bakmadan cevap veriyor: “İnsan arıyorum.”

Bu adam Diyojen’di. Ve hakkında anlatılan bütün hikâyeler arasında belki de en çok bilineni, bir fıçının içinde yaşadığıdır.

Ama o fıçı aslında bir fıçı değildi.

Fıçı değil, küp

Diyojen hakkında bildiklerimizin büyük kısmı, ondan yaklaşık altı yüz yıl sonra yaşamış Diogenes Laertius’un yazdığı Ünlü Filozofların Yaşamları adlı kitaptan gelir. Orada Diyojen’in yaşadığı yer için kullanılan Yunanca kelime pithos’tur.

Pithos, ahşap bir fıçı değil, insan boyunu aşabilen, topraktan yapılmış dev bir küptür. Antik Yunan’da tahıl, şarap ya da zeytinyağı saklamak için kullanılırdı.

Diogenes Laertius’a göre Diyojen, Atina’da Tanrıların Anası’na adanmış Metroon tapınağındaki böyle bir küpü kendine ev edinmişti. Yani bir fıçıda değil, topraktan bir küpün içinde uyuyordu. “Fıçı” çevirisinin, hikâye sonraki yüzyıllarda Avrupa’da dolaşırken okurların kendi tanıdıkları kaba benzetilmesiyle yerleştiği düşünülüyor.

Yukarıdaki tabloda John William Waterhouse da onu böyle, kocaman bir küpün içinde çizmiş.

Sinop’ta başlayan hikâye

Diyojen bugünkü Sinop’ta, o zamanki adıyla Sinope’de doğdu. Diogenes Laertius’a göre babası Hikesias şehirde para işleriyle uğraşan bir bankerdi.

Ve hikâyenin dönüm noktası da bir paradır. Diogenes Laertius’a göre Diyojen, babasıyla birlikte ya da onun işinde, şehrin paralarının değerini bozmakla suçlanır ve Sinop’tan sürülür.

Sonradan bu olay, Diyojen’in felsefesinin simgesine dönüşür. Yunanca “parayı bozmak” deyimi, onun ağzında başka bir anlam kazanır: Toplumun geçer akçe saydığı değerleri, alışkanlıkları, kuralları sorgulamak, sahtesini gerçeğinden ayırmak. Anlatıya göre Diyojen kendi sürgününü bir görev gibi yorumlamıştır: Onun işi, insanların kafasındaki sahte paraları bozmaktı.

Bir köpek gibi yaşamak

Atina’ya gelen Diyojen bilinçli olarak hiçbir şeye sahip olmamayı seçti. Bir pelerini, bir değneği, bir torbası ve bir tası vardı. Bir gün bir çocuğun suyu avuçlarıyla içtiğini görünce, anlatılana göre tasını da fırlatıp attı: “Bir çocuk beni sadelikte geçti.”

İnsanlar ona “köpek” diyordu. O da bu adı sahiplendi. Diyojen’in ve onun izinden gidenlerin felsefesine bugün verdiğimiz kinizm adı da, Yunanca “köpeğe benzer” anlamına gelen kynikos sözcüğüyle ilişkilendirilir; adın tam olarak nereden geldiği ise araştırmacılar arasında hâlâ tartışmalı.

Ama Diyojen’in hayatı yoksulluk gösterisi değildi. Onun derdi, insanın mutlu olmak için aslında ne kadar az şeye ihtiyaç duyduğunu kendi bedeniyle kanıtlamaktı.

Platon’un tavuğu

Diyojen’in en sevdiği hedef, dönemin en ünlü filozofu, hiç kitap yazmayan Sokrates’in öğrencisi Platon’du.

Anlatılana göre Platon bir gün insanı “tüysüz, iki ayaklı bir canlı” diye tanımlar ve bu tanım çok beğenilir. Ertesi gün Diyojen Platon’un okuluna tüyleri yolunmuş bir tavukla gelir, tavuğu yere bırakır ve seslenir: “İşte Platon’un insanı!”

Diogenes Laertius’a göre bu olaydan sonra tanıma bir ek yapılır: “geniş, düz tırnaklı.”

Bu hikâye gerçekten yaşandı mı? Bilmiyoruz. Ama Diyojen’in yöntemini çok iyi anlatıyor: Uzun tartışmalar yerine tek bir hareket. Kelime oyunları yerine bir tavuk.

İskender ve güneş

Ve en ünlü sahne.

Dünyanın en güçlü adamı olmak üzere olan genç İskender, Korint’te Diyojen’i ziyarete gelir. Filozof güneşte uzanmış, dinlenmektedir. İskender başında durur ve ona istediği her şeyi verebileceğini söyler.

Diyojen başını kaldırır ve tek bir şey ister: “Güneşimin önünden çekil.”

Plutarkhos’un aktardığına göre İskender dönüş yolunda yanındakilere şöyle der: İskender olmasaydım, Diyojen olmak isterdim.

Diogenes Laertius’un aktardığı bir anlatıya göre ikisi aynı gün öldü: İskender Babil’de, Diyojen Korint’te. Yıl MÖ 323’tü. Biri dünyanın yarısını fethetmiş, öteki hiçbir şeye sahip olmamıştı.

Dünya vatandaşı

Diyojen’e nereli olduğunu sorduklarında verdiği cevap, onun belki de en uzun ömürlü sözü oldu: “Ben dünya vatandaşıyım.”

Yunanca kosmopolites. Bugün kullandığımız “kozmopolit” kelimesinin bilinen en eski kullanımlarından biri ona atfedilir.

Bir şehre değil, insanlığa ait olmak. İki bin üç yüz yıl önce, şehir devletlerinin birbiriyle savaştığı bir dünyada, bu oldukça cesur bir fikirdi.

Sinop’a dönüş

Diyojen bir daha Sinop’a dönmedi. Ama Sinop onu unutmadı. Bugün şehrin meydanında, elinde fenerle bir küpün üzerinde duran bir Diyojen heykeli onu karşılıyor.

Bir dahaki sefere birine “Diyojen gibi fıçıda yaşıyor” dendiğini duyduğunuzda, o fıçının aslında topraktan bir küp olduğunu hatırlayın. Ve belki de asıl sorunun, Diyojen’in elindeki fenerle aradığı şey olduğunu: Gerçekten insan gibi yaşayan biri.

Kaynaklar ve notlar

  1. Diogenes Laertius, Ünlü Filozofların Yaşamları VI.2 (20–81) (Perseus Digital Library, İng. çev. R. D. Hicks)Paranın bozulması ve sürgün, Metroon'daki küp (pithos), fener, tas, Platon'un tavuğu, İskender'le karşılaşma, 'dünya vatandaşı' sözü, ölümü. Alıntılar serbest çeviridir.
  2. Plutarkhos, İskender'in Hayatı 14 (Perseus Digital Library, İng. çev. B. Perrin)Korint'teki karşılaşma ve İskender'in sözü; serbest çeviri.
  3. Julie Piering, "Cynics" (Internet Encyclopedia of Philosophy)Kinik adının 'köpeğe benzer' anlamı ve kökeni üzerine tartışma; Diyojen'in küpü; kozmopolitlik.
  4. Will Desmond, "Diogenes of Sinope" (Early Greek Ethics, Oxford University Press, 2020)Diyojen'in etiği ve anekdotların tarihsel değeri.
  5. David Braund, "Myth and Ritual at Sinope: From Diogenes the Cynic to Sanape the Amazon" (Ancient Civilizations from Scythia to Siberia 16, 2010)Sinop'ta Diyojen ve paranın bozulması anlatısının arka planı.
  6. R. Bracht Branham, "Diogenes of Sinope" (Routledge Encyclopedia of Philosophy)Yaşam tarihleri ve kaynakların güvenilirliği.

Antik ve yabancı dildeki metinlerden yapılan alıntılar, Türkçeye özetlenerek ya da serbestçe çevrilerek aktarılmıştır. Kesinliği tartışmalı bilgiler yazı içinde ayrıca belirtilir. Yayın ilkelerimiz

WhatsApp'ta paylaşFacebook'ta paylaşX'te paylaş

Yeni yazılar e-postana gelsin

Dergideki yeni yazılar, yeni programlar ve konuşmacılar. Her yeni yazıda ya da haftada bir özet; istediğin zaman tek tıkla ayrılabilirsin.

Diğer yazılar

Sorunu yazWhatsApp'tan cevaplıyoruz